Hayvanın alacası dışında, insanın alacası içindedir derler. Sosyal medya; insanın içindeki kötülükleri görünür kılıyor…
Korona sürecinde bizler maske düşüyor demiştim. Bu; Sosyal medya üzerinden yaptığım paylaşımlarda kendini gösteriyor. Ne zaman iyiliğe örnek paylaşsam altında çapanoğlu arayanlar sıraya giriyor adeta. Ancak daha da beteri ne zaman kötüye, çirkine, yanlışa dair bir olay veya görsel paylaşsam, onları savunanlar bir anda ortaya çıkıyor. Savunmalara bakıyorum; vicdansızlık kadar akılsızlık örnekleriyle dolu cümleler ve çok kez hakaretler söz konusu oluyor. Kimi, ‘ben buradayım, beni fark et’ gibi güdülerle, kimi de sırf kendini fenomen yapma gayretiyle tuhaf eleştiriler hatta hakaretler yapıyor. İsimsiz trolleri anlarım da işi gücü mesleği ortada iken kötüleri savunanları anlamak mümkün değil. Üstelik bunu yaparken, kendilerini gerçeğin peşinde koşan, zehir hafiye gibi gözünden hiçbir şey kaçmayan tutumları…
Kemikten öte düşündürücü olan budur. Güya gerçeği arıyor ama iblisten yana saf tutuyor.
SÜREKLİ KÖTÜLERİ TUTMAK ZORUNDA MISIN?