Metin Karip

Tarih: 25.02.2026 17:25

Kapalı Kapılar ve İnsanlık Onuru

Facebook Twitter Linked-in

İşte asıl imtihan da burada başlar.

 

Baktığınız kapıların sadece size kapalı olduğunu görüyorsanız, o kapının önünde onurunuzu bekçi bırakmayın. Israrla tokmağı aşındırmayın. İçeriden gelen sessizliğin aslında bir cevap olduğunu kabul edin. Çünkü bazı suskunluklar, en yüksek sesli reddiyedir.


İnsan, değer gördüğü yerde durmalıdır. Değer görmediği yerde ise duruşunu göstermelidir. Sürekli dışarıda bırakıldığınız bir eşiğe umut bağlamak, hem kalbinizi hem de haysiyetinizi yorar. Oysa insanın en kıymetli sermayesi; vakti, emeği ve onurudur.

 

Penceresinden dahi bakmayın…

 

Çünkü size kapalı olan bir kapının aralığından içeriye göz atmak, kendi değerinizi küçültmektir. İçeride ne olduğunun artık bir önemi yoktur. Önemli olan, sizin o kapının dışında bırakılmış olmanızdır. İnsan bazen merakını değil, gururunu beslemelidir.

 

Ve gün geldiğinde…

Siz de kapınızı kapatın.

 

Bu bir kin çağrısı değildir. Bu bir intikam söylemi hiç değildir. Bu, hatırlama çağrısıdır. Kimin zor gününüzde yanınızda olduğunu, kimin sizi görmezden geldiğini unutmama çağrısıdır. Hayat döner, şartlar değişir, dengeler yer değiştirir. Dün kapı aralığında bekletilenler, yarın kapının sahibi olabilir.


O gün geldiğinde, kapınızı kapatmak; öfkeyle değil, bilinçle olmalıdır. İnsan, herkese aynı mesafede durmaz. Samimiyet gördüğüne kapısını açar, yok sayana ise mesafesini korur.


Unutmayın:
Her kapı çalınmak için değildir.
Her eşik aşılmak için değildir.
Ve her insan, her yere ait değildir.

Bazen en büyük asalet, dönüp arkanıza bakmadan yürüyebilmektir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —