Dün oradaydılar, bugün buradalar. Yarın rüzgâr nereden eserse oraya savrulacaklar. Çünkü onların pusulası vicdan değil, menfaattir.
Asıl kızılması gereken onlar mı? Hayır.
Asıl yük, memleketinin adamı olanların omzundadır. Çünkü memleketinin adamı olmak; alkış almak değil, çile çekmektir. Susarak değil, konuşarak bedel ödemektir. Yanlışa göz yummak değil, doğruyu savunduğu için dışlanmayı göze almaktır.
Memleketinin adamı olanlar çoğu zaman yalnızdır. Çünkü doğrular kalabalık sevmez. Çünkü hakikat, her kapıyı açmaz. Çünkü bu topraklarda doğru söyleyen, çoğu zaman yanlış anlaşılır.
İyiyle kötü arasındaki fark işte tam da burada başlar. İyi; zor olanı seçendir. Kötü; kolay olana yanaşandır. İyi; memleket için yanandır. Kötü; memleketten beslenendir.
Bugün herkes safını belli etsin. Adamın adamı mı, memleketin adamı mı?
İkisini karıştırmayın. Çünkü biri kazanır, diğeri katlanır. Biri yükselir, diğeri direnir. Biri alkışlanır, diğeri bedel öder.
Ama unutmayın: Bu memleketi ayakta tutanlar, kazananlar değil; Çileye razı olanlardır. İyiyle kötüyü iyi ayırt edin.
Çünkü yarın hesap sorulduğunda, herkes durduğu yerden sorulacak.