Bugün, 28 Şubat 2026 Cumartesi

Metin Karip


“Sen Bu Yazıları Nereden Buluyorsun?”

Geçtiğimiz günlerde Diyadin ilçemizin, şahsımın da çok sevdiği ve saygı duyduğu kıymetli ismi Kerim Tanrıverdi bir mesaj attı. Bir takipçimizin kendisine özelden yazdığını iletti:


“Sen bu yazıları nereden buluyorsun birader?”

Aslında bu soru sadece bana değil, kalem tutan herkese sorulmuş bir sorudur.

Yazılar bir yerden “bulunmaz.” Yazılar yaşanır.

Diyadin’in sabah ayazında, Çarşı esnafının kepenk açarken ettiği duada, Köy yolunda yürüyen bir çobanın sessizliğinde, Ramazan akşamı kurulan mütevazı sofralarda saklıdır kelimeler.

Biz masa başında süslü cümleler aramıyoruz. Biz memleketi dinliyoruz.

Kerim abinin sorusu bana şunu hatırlattı: İnsan bazen yazının kaynağını merak eder ama aslında cevap çok yakındır. Bu yazılar Diyadin’in içinden çıkıyor. Bu toprakların insanından, derdinden, sevincinden çıkıyor.

Bir annenin evlat telaşı, Bir babanın rızık mücadelesi, Bir gencin umutla kurduğu hayal…

Hepsi birer cümledir aslında. Sadece yazılmayı bekler.

Kalem dediğin şey, kalbin tercümanıdır.
Kalpte ne birikirse satıra o dökülür. İçinde memleket sevgisi varsa yazın memleket olur. İçinde insan varsa yazın insan olur.
Belki de mesele yazıyı nereden bulduğumuz değil;
Bu kadar yaşanmışlığın içinde nasıl susabildiğimizdir.

Biz bir yerden toplamıyoruz kelimeleri. Biz bu şehrin aynası olmaya çalışıyoruz.

Eğer bir yazı birine dokunuyorsa, Bir gönülde yer buluyorsa, Bir insan “Bu benim içimden geçen” diyorsa…

İşte o zaman anlıyoruz ki yazı yerini bulmuş.

Sorunun cevabı basit aslında: Bu yazılar Diyadin’den çıkıyor. Bu yazılar sizden çıkıyor. Bu yazılar hayatın ta kendisinden çıkıyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.