Bugün, 2 Mart 2026 Pazartesi

Abdullah Ağar


Ortadoğu’da Yeni Güç Oyunları: İran, Araplar ve ABD-İsrail Hamlesi

Ortadoğu’daki son gelişmeler, sadece İran’la sınırlı olmayan çok katmanlı bir güç oyununun sahnelendiğini gösteriyor. Bu savaş, ABD ve İsrail açısından birden fazla hedefi aynı anda takip eden bir stratejik operasyon:


İlk katmanda, İsrail’in güvenliği ve bölgesel hegemonya inşası öne çıkıyor. Ortadoğu Hava Savunma sistemi (MEAD), Körfez’in zorunlu normalleşmesi ve İbrahimi Anlaşmaların genişletilmesi, İsrail’i tehdit altındaki bir aktörden bölgesel güvenlik mimarisinin merkezine taşımayı amaçlıyor.
İkinci katmanda ise İran’ın çok katmanlı çözülmesi var: Rejim çekirdeğinin kırılması, nükleer eşik doktrininin tasfiyesi, vekil güçlerin zayıflatılması ve “Direniş ekseni”nin itibarsızlaştırılması hedefleniyor. Ancak devrimsel kimlik taşıyan İran gibi rejimler, dış baskıya karşı konsolidasyon üretebilir; yani silah geri tepebilir. Bu nedenle belirsizlik ve risk yüksek.
Bölgesel mimari ve ittifak dizaynında ise Körfez ülkeleri İsrail güvenlik sistemine entegre edilirken, Türkiye’nin konumu kritik bir soru olarak öne çıkıyor. Türkiye, NATO üyesi, Rusya ile temaslı, İran ile sınır komşusu ve Çin ile ticaret bağı olan tek aktör olarak hem otonom kalma hem de denge kurma potansiyeli taşıyor.
Enerji ve deniz hatları da bu oyunun bir parçası. Hürmüz, Basra, Bab el-Mendeb gibi stratejik noktalar yalnızca İran’ı sınırlamak için değil; aynı zamanda Çin ve Rusya’nın enerji yollarına da baskı uygulamak için ön plana çıkıyor.
Küresel güç gösterisi boyutu ise ABD’nin Asya-Pasifik’e girişini tahkim etmek, Çin’i engellemek ve Rusya-İran bağını koparmak üzerine kurulu. Jeoekonomik ve teknolojik katmanlarda enerji fiyatları, stratejik tesisler ve ileri teknoloji testleri üzerinden kalıcılık arayışı sürüyor.
İç politik meşruiyet katmanında ise İsrail ve ABD’deki iç krizler, seçim dinamikleri ve İran’daki rejim içi güç dengeleri bu savaşın görünmeyen boyutlarını oluşturuyor.
Son olarak, İran’ın Araplara yönelik saldırıları dikkat çekiyor. Tarihsel olarak bölgedeki ittifaklar sürekli değişti. Araplar yükselişteyken İran-İsrail ittifakı vardı; İran güçlüyken Araplar ve İsrail birlikte hareket etti. Günümüzde ise İran’ın Arapları vurması, Arapların ABD-İsrail eksenine yaklaşmasını sağlayabilir. Bu savaş, Körfez Araplarını kendi ekseninde tutma ve yönlendirme mücadelesi olarak da okunmalı.
Özetle, bu savaş sadece sahada bir çatışma değil; bölgesel ve küresel güç dengelerinin yeniden yazıldığı, çok katmanlı bir stratejik laboratuvar. Kurulacak düzen ne kadar kalıcı olabilir? Büyük güçler kendi çıkarları ve bölgedeki belirsizlikler nedeniyle her zaman yeni dirençler ve kırılmalarla karşılaşacak.
Ortadoğu’da her adım, yalnızca bugünü değil, Asya-Pasifik’ten Avrupa’ya kadar uzanan bir güç oyununu şekillendiriyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.