Bugün menfaatleri için bir araya gelenler, yarın daha büyük bir çıkar gördüklerinde hiç tereddüt etmeden yön değiştirebilirler. Çünkü onların pusulası vicdan değil, kazançtır. Onların bağlılığı dostluğa değil, fırsatadır.
İnsan, hayat yolculuğunda birçok yüzle karşılaşır. Kimi omuz verir, kimi yük olur. Kimi gerçekten yanında yürür, kimi ise gölgeni takip eder; güneş kaybolduğunda o da kaybolur. İşte menfaat birliktelikleri tam da böyledir. Güneş batınca dostluk da biter.
Bugün seninle omuz omuza görünenler, yarın başka bir kapıda daha parlak bir ışık gördüklerinde o kapıya yönelirler. Ve o an anlarsın ki; sen bir dost değil, sadece geçici bir basamaktın. İşine yaradığı sürece var olan, işi bittiğinde unutulan…
Bu yüzden insanın en büyük yanılgısı, çıkar üzerine kurulu ilişkileri samimiyet sanmasıdır. Oysa menfaat üzerine kurulan her bağ, ilk rüzgârda çözülmeye mahkûmdur. Çünkü çıkarın olduğu yerde sadakat zayıftır; vicdan geri plandadır.
Hayat sana şunu öğretir:
Ali için, Veli için, Deli için kendini yorma.
Enerjini, zamanını, onurunu başkalarının değişken hesaplarına rehin bırakma.
Sen önüne bak ve yürü.
Çünkü yol uzun.
Ve bu yolda gerçekten yanında kalacak olanlar, menfaat hesapları yapanlar değil; karakteri olanlardır.
Bir insanın değeri, zor zamanda belli olur. Menfaat masasında herkes gülümser. Asıl mesele, masa dağıldığında kimlerin ayakta kaldığıdır.
Unutma:
Seni satabilecek olanlara kırılmak yerine, onlardan ders al.
Hayal kırıklıkları bazen en büyük öğretmendir.
Kendini tüketerek başkalarını büyütmeye çalışma.
Gücünü, hedeflerini, hayallerini koru.
Ve her şeye rağmen, yoluna bakarak yürümeye devam et.
Çünkü en sağlam yürüyüş, kimseye yaslanmadan atılan adımdır.

