Bugün, 2 Ocak 2026 Cuma

Metin karip


Kalbini İkna Edebildiğin Gün Güçlüsündür...

Hayatta kimseyi bir şeylere ikna etmek zorunda değilsin. Ne kadar samimi olduğuna, ne kadar sevdiğine, ne kadar dürüst yaşadığına… Bunlar zaten anlatılmaz; hissedilir. Kendini anlatmaya çalıştıkça eksilirsin, sustukça ağırlığın artar. Çünkü gerçekten bilen, zaten bilir..


Ama bir istisna var:

Yeniden ayağa kalkabilmek için, düştüğün yerden tekrar yürüyebilmek için, kalbini ikna etmek zorundasın. En zor pazarlık insanın kendisiyle yaptığıdır. Kalbin “bitti” dediği yerde aklın “devam et” demesi yetmez; kalbin de inanması gerekir.

Sorunsuz bir hayat yok. Dertsiz insan, meşakkatsiz yol, sıkıntısız bir yaşam da yok. Hayat dediğin biraz yokuş, biraz taş, biraz da sabırdır. Ama sorunlarını hafifletebilen insanlar var. Tek başına ordu olmayı öğrenmiş olanlar… Zorluklara katlanmayı bilenler… Bunlar güçlü oldukları için değil; çoğu zaman başka çareleri olmadığı için güçlü durmayı öğrenmiş insanlardır.

İnsan bir noktadan sonra değişir. Herkesin güvendiği, herkesin üzdüğü, en yakın dost sandığı ama ilk fırsatta yalnız bırakıldığı o insan vardır ya… İşte onu bir yerden sonra kimse yıpratamaz. Çünkü başkalarından medet ummayı bırakıp, kendi kalbine iyi gelmeyi öğrenmiştir. En büyük dayanıklılık da budur zaten: Kendi içinde ayakta kalabilmek.

Ve hayatın bütün yükü insanın omuzlarına çöktüğünde geriye iki şey kalır: Dua ve dost. İnsan en zor anında bunlara ihtiyaç duyar. Dostsuz edilen dua eksik kalır, duasız kalan dostluk ise zamanla tükenir. Ne dostun duası olmadan huzur bulunur, ne de dostu duasında olmayan bir insan gerçek mutluluğu yakalayabilir.

Belki de mesele güçlü olmak değil… Kalbini ikna edebilmek, sabrı öğrenmek ve doğru zamanda doğru insanların duasında yer alabilmektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.