Birine sormuşlar Allah'ı niçin seversin? Demiş ki; İnsanlar kusurumu bilmiyor yaygara yapıyor ama Allah biliyor örtüyor.
Bir insan, karşıdaki kişiye “hoşgörü” gösteriyorsa bunun anlamı; “Ben insanım, seninde insan olduğuna inanıyorum.” demektir. “Ben safım, gel benim sırtıma bin.” demek değildir.
Hz. Mevlana demiş ki: “Sen gönlünü ferah tut, Ne mutsuz edip gülen, nede aldığı ahları ödemeden giden yok bu hayatta.”
Tevazu yüceltir, Kibir ise alçaltır. Kibir, mümin bir kalpte asla bulunmaması gereken kötü bir huydur.
Kalbinde kibir taşıyan kimseyi Yüce Allah alçaltacağı için, kişi kendi gözünde büyük, insanların gözünde küçük olmaya mahkumdur.
Hz. Ali demiş ki: “Aybın en büyüğü sende olan bir ayıpla başkasını kınamandır.”
Resüllah Efendimiz bir gün şöyle buyurmuşlardı: "Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan hiç kimse, cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiç kimse de cennete giremez."
Hayatın akışı sizi yanıltmasın. Kimseyle yarışmıyorsun. Kendi kurallarını sen koyarsın. Durmak, mola vermek, düşünmeye vakit ayırmak seni geride bırakmaz.
Düşünür yazar Konfüyüz diyor ki: “İyi insanlar daima kaybederler, Çünkü adil dövüşürler.. İyi insanlar daima kaybederler, Çünkü dürüsttürler.. iyi insanlar daima kaybederler, Çünkü kazanmayı önemsemezler...
Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlak içinde iman, peşinden rahmet, afiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyoruz.
Kader bahçesinin işleri gariptir. Bir bakarsın, dikeni gülden üstün tutarlar. Bir bakmışın kargayı bülbüle yar yapmışlar. Otları şekere, balı çamura atarlar. Sonra imtihan biter, cinsi cinsine kavuştururlar. İşin sonunda ‘Geriye dön’ hitabı gelir, arkada kalanları öne alırlar..
Hz. Mevla demiş ki: “Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü;
Bülbül güle, karga çöplüğe götürür.”
Bir insanın nezaketi ve anlayışı tamsa, o insanla her şeyi konuşabilirsiniz. İçinizi açmak korkutmaz sizi. Karşısında kendinizi açıklama fırsatı bulursunuz. Ve bir insan her şeyden önce dinlemeyi biliyorsa, o insan anlamayı da bilir. Saygı duymayı da.
Allah'ım, Dünyada kazanmış görünüp de Ahirette kaybedenlerden eyleme.
Nereden geldiğini unutanlar; nereye gideceklerini de unuturlar. Benim kendime saygım var” vazgeçişi dünyanın en onurlu vazgeçişidir. İnsan hiçbir şey için kendisine saygısını yitirmemeli.
Hz. Yakup’un duâsıyla istiyorum.. “Allah'ım, bir bekleyiş içinde olanlara beklediklerini nasip et.."
Platon diyor ki: "Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes farkında olmadığınız zorluklarla boğuşuyor.” Fernando Pessoa ekliyor; "Kimseyle alay etme, asla kimseyi küçük düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir!"
Musa peygamberin duâsıyla istiyorum; “Sıkıntılı göğsümü sen ferahlat Rabbim."
Allah kimseye söyleyemeyeceği dert, Ödeyemeyeceği borç, İyileşemeyeceği ve şifası olmayan hastalığı vermesin.
Sürekli tekrar etmemiz gereken dua; Allah bizleri hayırlı, merhametli, halimizden anlayan insanlarla karşılaştırsın...
Umutsuz olma! Olmaz deme.. Umutları var eden, sebepleri yaratan.. Olmazları olduran ALLAH var.. O varsa HER ŞEY var.
Mutluluk dediğimiz şey; umudun bir meyvesidir. Sebât ister, emek ister ve paylaştıkça yeniden filizlenir; kuşların veyahut rüzgarın dallardan alıp serptiği tohum gibi.
Hayattaki en can yakıcı hadiselerden birisi de, çok kıymet verdiğimiz kişiler tarafından ilk hatamızda el gibi görünmeye başlandığımız anlardır.
Fitneye, fesata bürünmüş insanlar, şeytanın, yeryüzündeki suretidir! Fitne ateşini yakan, içinde yanar.
