Bugün, 19 Şubat 2026 Perşembe

Metin Karip


“Ben” Diyenin Etrafında Sinek Çok Olur

“Kendinden başka kimseyi düşünmez, böyle yüksek yerde durur, aşağı inmez…”


Ne yazık ki memleketin özeti bazen tek bir cümleye sığıyor. Yüksekte durmayı marifet sanan, halkın arasına karışmayı zayıflık gören, selam vermeyi bile lütuf sayan bir anlayış… Ve ardından gelen o kaçınılmaz manzara:

Memlekette ‘ben, ben, ben’ diyene sinek üşüşüyor.

Çünkü kibir yükseldikçe etraf kalabalıklaşır ama o kalabalık samimi değildir. Menfaat kokusunu alan gelir. Güce yaklaşmak isteyen gelir. Pay kapmak isteyen gelir. Alkış tutan çok olur ama hakikati söyleyen azalır.

Oysa bu toprakların mayasında tevazu var. Büyüklerimiz “İnsanı yücelten makamı değil, ahlakıdır” derdi. Yüksek yerde durmakla büyünmez; gönüllerde yer edinmekle büyünür. Aşağı inmeyi bilmeyen, bir gün yalnız kalmayı da göze almalıdır. Çünkü halktan kopan, hakikatten de kopar.

Bugün dönüp baktığımızda memlekette en çok yıpranan şeyin güven olduğunu görüyoruz. Sürekli “ben” diyenler yüzünden “biz” olmayı unuttuk. Oysa bir şehrin bereketi, bir ilçenin huzuru, bir mahallenin dayanışması “biz” diyebilenlerle mümkündür.

Unutulmamalıdır ki; Sinekler bala değil, çoğu zaman kokuya üşüşür.

Etrafındaki kalabalığa bakıp güç vehmedenler, aslında yalnızlıklarının temelini atarlar. Çünkü menfaatle gelen, menfaat bitince gider. Geriye ne kalır? Boş bir makam, sessiz bir oda ve yankılanan bir “ben.”

Bu memleket “ben” diyenlerden çok çekti. Artık “biz” diyenlere ihtiyaç var. Yüksekten konuşanlara değil, halkın arasına karışanlara ihtiyaç var. Kibirle yürüyenlere değil, tevazuyla iz bırakanlara ihtiyaç var.

Çünkü gerçek büyüklük; aşağı inmeyi bilmekte, el uzatabilmekte ve “biz” olabilmektedir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.