Konuya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, inanç özgürlüğünün başkasının inancını küçümseme hakkı vermediği vurgulanıyor.
Vatandaşlar, namazla dalga geçmenin “özgürlük” ya da “modernlik” olarak sunulmasını doğru bulmadıklarını ifade ederken, bunun açık bir saygısızlık olduğunu dile getiriyor. İnancı olmayan bireylerin de toplumsal olgunluk gereği başkalarının kutsallarına saygı duyması gerektiği belirtiliyor.
Özellikle genç yaşta yapılan bu tür davranışların cehaletle açıklanamayacağına dikkat çekilirken, namazla alay eden kişilerin aslında kendi seviyelerini ortaya koydukları görüşü öne çıkıyor. İnancın bir alay unsuru değil, bireyin karakterini ve duruşunu yansıtan bir değer olduğu ifade ediliyor.
Açıklamalarda, bir insanın inancıyla dalga geçmenin cesaret değil, kişisel bir boşluğun göstergesi olduğu vurgulanıyor. Namazla uğraşanların, başkalarının hayatını küçümsemek yerine kendi yaşamlarına ve eksikliklerine bakmaları gerektiği dile getiriliyor.
Toplumun farklı kesimlerinden gelen ortak mesaj ise net: Namaz, bir disiplin ve inanç meselesidir. Anlamamak ayıp değildir; ancak küçümsemek ve alay etmek kabul edilemez. İnancı ti’ye almanın kimseyi daha zeki ya da çağdaş yapmadığı, aksine kişiyi küçük düşürdüğü ifade ediliyor.