İş adamı NECMETTİN SICAK kaleme aldığı yazısında şu ifadelere yer verdi;
Yalan söylediklerini biliyoruz! Yalan söylediklerini biliyorlar! Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar! Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz! Buna rağmen yalan söylemeye devam ediyorlar!
Başkalarının yazdığı oyunlara hizmetkarlık yapanların hissiyatını taşıdığını görüyoruz! İçine yerleşen virüsün, yüksek ateşe sebep olduğuda aşikar. Aklı geçmişi zorlayanlar, geleceği şahsında görenlerdir. Önceliğimizi Okuyamamış, görememişsiniz, şuursuzluğun rüzgarında savruluyorsunuz.
Geçmişi kavramak, geleceği kucaklamak hüsnüniyet ister. Biz cevabını verelim. Sizin gibilere nankör denir. İçindeki fırtına altından koltuk çekildiğinde oluşan vefasızlık rüzgarıdır. Bir zamanlar biz vardık lafı günü kurtarmanın telaşıdır. Geçmişiniz geleceğinizi kurtarmayacaktır.
Her gecenin bir sabahı, her derdin bir dermanı, her duyulmayanın bir fermânı vardır. Dallar kırılır, yapraklar dökülür, mevsim kış olur... Ama gün gelir; vaadinden asla dönmeyen Rahmân, geceyi sabaha, derdi dermana, dalı çiçeğine, göğü ve yeri baharına kavuşturur. Sabret!
Allah Maide Süresi 119 Ayetinde buyuruyor ki: “Bu, dürüst insanlara, dürüst olmalarının yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük "kurtuluş ve mutluluk" budur.
İyilik, bir insanın özüdür; kötülükte ısrar edenler evvela insanlığını kaybetmiştir. Yalan söyleyenler, doğru söyleyenlere inanmazlar. Bazı insanların vicdan mahkemesi bozuktur; yargılamadan gönül kırar. Kötülükte ısrar edenler evvela insanlığını kaybetmiştir.
Umutsuz olma! Olmaz deme.. Umutları var eden, sebepleri yaratan.. Olmazları olduran ALLAH var.. O varsa HER ŞEY var.
Allah, yürüdüğümüz yolları güzel insanlara çıkarsın. Yorulduğunda ve kırıldığında Rabbinin müjdesini hatırlayın; Cennet, gönlü kırıkların tesellisidir.
İnsan desem insana hıyanet! Hayvan desem hayvana hakaret! Ya siz nesiniz?
Rabb'imiz! Yüreği güzel insanları yolumuzdan, sabrı ve şükrü dilimizden, sağlığı ve sıhhati bedenimizden, ve hayırlı olan ne varsa bizden ve sevdiklerimizden eksik etme.
Her insan dağ değildir, yaslanma..
Hâlid Bin Velid'e, ''Filân kişi senin hakkında kötü konuşuyor!'' demişler. ''Kendi defteridir, dilediğini yazar'' demiş.
Eskilerin çok güzel bir sözü vardır.. “Arsıza yüz verme, tepene çıkar. Edepsize çok susma, sabrını yorar. Cahile çok vefalı olma, bir pula satar. Yol yordam bilmeyenle yola çıkma, istikametin şaşar."
Allah herkesi arkadaşın sinsi olanından, akrabanın fesatından, tartıştığı kişinin cahilinden, her insanın vicdansızından korusun.
Allah hiç kimseyi nankör insanlarla imtihan etmesin.. Münafıkların kalbi verimsiz toprak gibidir.. Menfaatlerine göre şekil alırlar, dönektirler.. Rabbim bizleri münafıklardan uzak eylesin!
Tükürülecek o kadar surat.. Haykırılacak o kadar haksızlık.. Sorgulanacak o kadar çok şey var ki.. Tüküremiyoruz, haykıramıyoruz ve sorgulayamıyoruz.. Peki, ne yapıyoruz... Sadece içimizde tutuyoruz.. Nereye kadar? Allah bilir...
Nasibin bir dağın altında da olsa, sana isabet eder.. Allah dersen derinden, arş oynar yerinden.. Kalbi iyi olanın, yolu daima açıktır.. Allah'ın yardımı ve merhameti üzerimize olsun..
Düşünür Yazar Platon diyor ki: "Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes farkında olmadığınız zorluklarla boğuşuyor.” Fernando Pessoa ekliyor; "Kimseyle alay etme, asla kimseyi küçük düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir!"
Tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır.. Külümüzden yükselen duman bizden yanadır.. Son durak son ilahi ferman bizden yanadır.. Dünya düşman olsa da iman bizden yanadır...
Allah iyi kullarını nankörlerle imtihan eder ama onlara yâr etmez. Güzellikler içinizi aydınlatsın, yüzünüzden ve yüreğinizden tebessüm eksilmesin. Rabbim, sevdiği kullarından eylesin.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.