Kış mevsiminin sert geçtiği ilçede, bu gelişme hem doğada hem de vatandaşların gönlünde bir ısınma işareti olarak karşılandı.
Halk inanışına göre cemreler sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşerek doğadaki ısınma sürecini başlatıyor. Diyadin’de özellikle sabah saatlerinde etkisini sürdüren soğuk havaya rağmen, gündüz sıcaklıklarında hissedilen kademeli artış baharın yaklaştığını gösteriyor. Günlerin uzaması, kar örtüsünün yer yer incelmeye başlaması ve çatılardan sarkan buzların çözülmesi bu değişimin en somut işaretleri arasında yer alıyor. Cemre kavramı, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir kültürel miras olarak biliniyor. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlar için cemre, sadece mevsimsel bir değişim değil; doğanın yeniden canlanmasının sembolü olarak kabul ediliyor. Diyadin’de de cemrenin havaya düşmesi, uzun ve çetin geçen kış günlerinin yavaş yavaş geride kalacağına dair umutları artırdı.
Bu yıl ilk cemrenin Ramazan ayının üçüncü gününe denk gelmesi ise ayrı bir anlam taşıdı. Manevi arınma ve yenilenme ayı olan Ramazan ile doğanın uyanışını simgeleyen cemrenin aynı döneme rastlaması, ilçede sembolik bir bütünlük oluşturdu. Vatandaşlar, hem gönüllerde hem de havada hissedilen bu değişimi “çifte bahar” olarak yorumluyor. İlk cemrenin havaya düşmesinin ardından ikinci cemrenin suya, üçüncü ve son cemrenin ise toprağa düşmesi bekleniyor. Diyadin’de gözler şimdi hem gökyüzünde hem de toprağın uyanışında… Baharın adım adım yaklaşmasıyla birlikte ilçede daha hareketli ve umut dolu günlerin yaşanacağı ifade ediliyor.