İlçenin dağlarından ovalarına uzanan bu değişim, hayatın tüm eksiklere rağmen akmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kışın uzun ve sert yüzünü geride bırakan Diyadin'de, özellikle
Aladağlar eteklerinden süzülen kar suları, yalnızca toprağı değil, insan ruhunu da yeniden canlandırıyor. Dağların yamaçlarından ağır ağır inen bu sular, ovalara doğru ilerlerken adeta geçmişin yükünü de beraberinde götürüyor.Her damlada bir hatıra, her akışta bir vedanın izi hissediliyor. Çünkü her bahar, insan için biraz eksik, biraz da hüzünlü geliyor. Geçen yıldan geriye kalan kayıplar, yarım kalan hikâyeler ve artık sadece anılarda yaşayan yüzler, bu toprakların sessiz tanıkları olarak varlığını sürdürüyor.
Ancak doğa, tüm bu duyguların ötesinde kendi döngüsünü sürdürmeye devam ediyor. Tıpkı eriyen kar sularının durmaksızın akması gibi, hayat da durmuyor. Toprak yeniden yeşeriyor, kuşlar geri dönüyor, umutlar yeniden filizleniyor.
Diyadin'in dağları ve geniş ovaları, her bahar aynı gerçeği fısıldıyor: Hayat devam ediyor…
Belki biraz hüzünle, belki özlemle ama mutlaka umutla.
Çünkü bahar, sadece doğanın değil, insanın da yeniden doğuşudur.
Metin Karip'in kaleminden